Son Dakika Dünya Haberleri, Dünya Haberleri Sitesi

Korona aşısıyla ilgili komplo teorileri çürütülüyor: Aşı yapımında cenin kullanıldığı ve ‘aşı mikroçipi’ iddiası doğru değil

Koronavirüs aşısıyla ilgili tüm dünyada önemli gelişmeler kaydedildi. Aşıya güvenen olduğu kadar güvenmeyen de pek çok insan bulunuyor. Özellikle de yapılan komplo teorileri ‘kulaktan kulağa’ yayılarak insanları endişelendiriyor. ‘DNA’YA HİÇBİR ETKİSİ YOK’ Koronavirüs aşısının DNA’mızı değiştireceğine ilişkin iddialar sosyal medyada en çok karşılaşılan söylentiler arasında. Bilim insanları bu durumu yalanlayarak ‘koronavirüs aşısının insan DNA’sını değiştirmeyeceğini’ söylüyor. Yeni geliştirilen bazı aşılar, virüsün genetik materyalinin bir parçasını, yani genetik talimatları taşıyan mRNA’yı kullanıyor. İngiltere’de kullanım onayı alan ve Türkiye’nin de sipariş verdiği Pfizer/BioNTech aşısı da bunlardan biri. Oxford Üniversitesi’nden Jeffrey Almond, ‘mRNA’yı bir insana enjekte etmek insan hücresindeki DNA’ya hiçbir etkide bulunmaz’ diyor.Koronavirüs aşısının DNA’yı değiştireceği iddiasıyla ilk kez karşılaşmıyoruz. Sosyal medyada Mayıs ayında yayılan videolarda, mRNA teknolojisinin ‘henüz test edilmediği ve onaylanmadığı’ ileri sürülüyordu ve genetik kodlarla oynanacağı iddia ediliyordu. ‘AŞI MİKROÇİPİ’ DİYE BİR ŞEY YOK Bir iddiaya göre de koronavirüs salgını milyonlarca kişinin vücuduna izlenebilir mikroçip yerleştirmenin kılıfı olarak ortaya atıldı ve tüm bunların arkasında Microsoft’un kurucusu Bill Gates var. Oysa ‘aşı mikroçipi’ diye bir şey yok ve Bill Gates’in gelecekte böyle bir projesi olduğuna dair bir kanıt da yok. Bill ve Melinda Gates Vakfı İddiaları yalanladı. AŞI OLDUĞUNU GÖSTEREN ‘DİJİTAL SERTİFİKALAR’ Söylentiler Mart ayında Bill Gates’in yaptığı bir açıklamayla yayılmaya başladı. Gates, kimlerin iyileştiğini, kimlerin test edildiğini ve kimlerin aşı olduğunu gösteren ‘dijital sertifikalar’ olabileceğini söyledi ancak mikroçiplerden bahsetmedi.Bunun üzerine söz konusu vakfın, mikroçip takacağını iddia edildi. Halbuki vakfın bahsettiği teknoloji daha çok bir ‘dövmeye’ benzetiliyor. Ancak bunlarla bir insanın izlenmesi ya da tüm bilgilerin buraya kaydedilmesi gibi bir durum söz konusu değil. AMERİKA’DA PEK ÇOK İNSAN BİLL GATES KOMPLOSUNA İNANIYOR Ortada herhangi bir kanıt olmamasına rağmen, Mayıs ayında YouGov tarafından yapılan bir ankette, Amerikalıların yüzde 28’inin, Bill Gates’in aşı vasıtasıyla insanlara mikroçip yerleştirmek istediğine inandığı ortaya çıktı. Cumhuriyetçiler arasında buna inananların oranı yüzde 44 olarak saptandı. CENİN KULLANILMIYOR Aşıların insan ve hayvan ceninlerindeki bazı dokuları, özellikle de akciğer dokularını içerdiğine yönelik söylentilere de rastlanıyor. Bu iddialar bazen de’Anne karnındaki 3-6 aylık bebeklerin kürtajla alınıp bedenlerinin aşı çalışmaları için kullanılması’ şeklinde paylaşılıyor.Southampton Üniversitesi’nden Dr. Michael Head, bu söylentiyi, ‘Herhangi bir aşı üretim sürecinde cenin hücresi kullanılmıyor’ ifadeleriyle net bir biçimde yalanladı. OXFOR DA YALANLADI Oxford Üniversitesi aşısını geliştirenler de klonlanmış hücrelerle çalıştıklarını belirterek, bu hücrelerin ‘kürtajla alınmış bebeklerin hücreleri olmadığını’ vurguluyor. Hücreler, virüsün zayıflatılmış bir versiyonunu üreten fabrikalar gibi çalışıyor. Bu da aşının temel çalışma prensibini meydana getiriyor. İYİLEŞME ORANI DOĞRU DEĞİL Sosyal medyada yer alan aşı karşıtı argümanlardan birisi de, ‘Eğer koronavirüsten ölme oranı bu kadar az ise aşı olmak gereksizdir’ şeklinde formüle edilebilir. Aşı olmaya karşı insanlar tarafından paylaşılan bir görselde, Kovid-19 hastalığında iyileşme oranının yüzde 99,97 olduğu söylenerek, koronavirüs kapmanın aşı olmaktan daha güvenli bir seçenek olduğu ileri sürülüyor. 10 BİN KİŞİDE 100 KİŞİ ÖLECEK ‘İyileşme oranı’, yani virüs kaparak iyileşenlerin oranı doğru değil. Oxford Üniversitesi’nden istatistik uzmanı Jason Oke, koronavirüsten enfekte olanların yüzde 99’unun kurtulduğunu söylüyor. Yani her 10 bin kişiden 100’ü yaşamını yitirecek ve bu sayı, görselde yer aldığı haliyle her 10 bin kişiden 3 kişinin yaşamını yitirmesinden oldukça fazla.Öte yandan Oke ‘Risk yaş aralığına bağlı olarak çok değişiyor ve Covid-19 kaynaklı olarak uzun vadede meydana gelebilecek ölümler hesaba katılmıyor’ sözlerini de ekledi. Mesele yalnızca hayatta kalmaktan ibaret değil. Ölenlerin yanı sıra yoğun bakıma alınanlar ve hastalığın uzun erimli etkilerini yaşayanlar da söz konusu.

Bir önceki yazımız olan 'Dünyanın en iyi öğretmeni' ödülüne layık görülen adam, 8 milyon lira kazandı başlıklı makalemizde Ayvacık, Dünya ve Hindistan hakkında bilgiler verilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir